Olağanüstü Bir Gece - Stefan Zweig


Olağanüstü Bir Gece, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimin hikâyesidir. Sıradan bir Pazar gününü at yarışlarında geçirirken, belki de ilk kez burjuva ahlakından saparak "suç" işler. Böylece yeniden "hissetmeye" başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu fark eder. İçindeki haz dolu esrime, aynı günün akşamında onu gece âleminin son atıklarının arasına, "hayatın en dibindeki lağımlara" sürükleyecek, varış noktası ise ruhani bir uyanış olacaktır.
**

"...her defasında odada oturmuş camın dışındaki yağmuru seyreden biri gibi hissettim kendimi; doğrudan yakınımda olan şeylerle bile aramda camdan bir duvar vardı ve kendi irademle onu yıkacak gücü bulamıyordum."

Yine bir Zweig kitabı ile karşınızdayım. Diğer yazılarımı okuyanlar Zweig'ı ne kadar çok sevdiğimi bilirler. Bu kitabı ile de yine beni şaşırtmadı ve yine yine yine çok sevdim. Kitabın konusuna gelecek olursak kahramanımızın ailesi ölmüştür ve ona kalan paralar sayesinde çok zengin bir burjuva beyefendisidir. Bir gün sevgilisi tarafından da terk edilir ve bu olay karşısında hiçbir şey hissetmediğini fark eder. Sadece bu konuda değil bütün her şeyde duyarsız ve hissiz biri haline gelmiştir. Bir gün at yarışlarına gider ve burada karşılaştığı birinin kuponunu çalar. İşte o an hissizlik yerini suçluluk duygusuna bırakmıştır.Çünkü çaldığı kupondaki at kazanmıştır ve kazanacağı parayla neler yapacağını düşünürken bir kupon daha alarak paradan kurtulmak ister. Ancak parayı yatırdığı kupondaki at yine kazanır ve eline daha çok para geçer. Parayı dağıtmak için yeni hazlar arayışına girer ve sonunda bazı yaptığı şeyler ile hayatı güzelleşmeye başlar.


"Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar."

Zweig'ın kitaplarına başladığınız anda bir oturuşta bitirmek istiyorsunuz çünkü sizi yazdıkları sayesinde öyle bir içine çekiyor ki keşke daha uzun olsa diyorsunuz. İlk sayfadan karakter ile özdeşleşiyorsunuz ve zaman zaman yerine kendinizi bile koyuyorsunuz.Bazen bu kadar kısa yazıp bu kadar derin duygular,düşünceler nasıl yaratıyor diye kendime sormuyor değilim. Özellikle kitabın kapağında Van Gogh'un Yıldızlı Gece tablosunun olması ayrı bir güzeldi.
Eğer hala Zweig ile tanışmadıysanız ya da tanışıp bu kitabını hala okumadıysanız hemen okuyun derim :)

Yorumlar